Güneyin Saklı Hazinesi Bozyazı

1

Bozyazı, Türkiye’nin güneyinde bulunan şirin ve küçük bir Anadolu ilçesidir. 1988 senesinde birkaç köyün birleştirilmesiyle birlikte ilçe olmuştur. Tipik Akdeniz iklimine sahip olan bu ilçe, Akdeniz kıyısında olması sebebiyle tam bir sayfiye yeridir.

Turistik açıdan henüz ismini tam olarak kanıtlayamasa da, Antalya’nın Alanya ilçesinden yarım saatlik mesafede bulunması ve doğal güzellikleri sayesinde keyfine düşkün gezginleri ağırlamayı beklemektedir. Bu anlamıyla Bozyazı Mersin sakin bir ilçe özelliğini koruyarak kafa dinlemek ve Torosların eteğinde eşsiz doğa harikalarının ve güzelliklerinin tadını çıkarmak için ideal yerlerdendir.



Coğrafi açıdan Bozyazı

Bozyazı Mersin; Torosların hemen dibinde, Anamur’un doğusunda, Aydıncık’ın batısında, Gülnar ve Ermenek ilçelerinin güneyinde yer almaktadır. Yüz ölçümü olarak fazla bir büyüklüğe sahip değildir. En fazla yüksekliğe 1760 metre ile ulaşan Bozyazı Mersin, 25 kilometre sahil şeridine sahiptir. Mersin Antalya karayolu üzerinde bulunan ilçenin Mersin’e olan uzaklığı 220 kilometredir.

İlçe genelinde ovalık alan az olup, topraklar çoğunlukla dağlık ve engebelidir. Doğuda Tol Dağı, batıda Azıtepe, kuzeydoğuda Susmak Dağı, Kaş Dağı ve Elmakuz Dağı yer almaktadır. İlçenin en büyük akarsuyu Bozyazı Çayı ya da Sini Çayı olarak adlandırılır. Bunun yanında Aksaz Çayı ve Gözde Deresi de ilçenin belirgin akarsuları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Eski geçmişe sahip bölge

Ilıman iklimi, konumu ve verimli toprakları sayesinde çok uzun yıllardır yerleşimin bulunduğu bir yerdir. Milattan önceki dönemlerde farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı belirtilen Bozyazı Mersin, Asur ve Babil kaynaklarına göre milattan sonra 6. ve 7. Yüzyıllarda Finikelilerle ticaret yapan bir liman kenti olarak yazmaktadır. Roma İmparatorluğu’nun ihtişamlı dönemlerinde de imparatorluğun bir liman kenti olarak görev yapan ilçe, daha sonra Bizanslıların eline geçmiştir.

Bu dönemde ilçe, 661 ve 750 yılları arasında Emeviler tarafından, 750 ve 1258 yılları arasında da Abbasiler tarafından sıklıkla istilaya uğramış ve doğal kaynakları bu dönemde sömürülmüştür. Daha sonra sırasıyla Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti sınırlarına katılmıştır. Bu sebeple birçok tarihi kaynağa da sahip olan ilçe, mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir.

Bir önceki yazımız Rönesans’ın Beşiği Floransa‘yı okumak ister misiniz?